|
Geleneksel Türk Musikîsinde Bölgesel Iskalalar
Dr. Can Akkoç
University of South Alabama, College of Medicine, Mobile,Alabama,USA
Özet
Geleneksel Türk Musikîsi icralarında kullanılan ıskalaların ?gezinirlik? gösteren
nitelikleri, perdelerin frekans ekseni boyunca belirli bölgelerde kümeleşen ?dağılımlar?
olarak düşünülebileceği izlenimini vermektedir. Bu öneri şimdiye kadar alışılagelmiş
ve perdelerin sayılar ekseni üzerinde belirli sayı dizileri ile gösterildiği -tuşlu
veya perdeli sazlarda olduğu gibi- sabit ıskala modelleri ile ters düşmektedir.
Bu çalışmada usta icracıların doğaçlama sırasında kullandıkları gerçek frekanslar
Hertz cinsinden ölçülmüş ve modal ıskalaların dağılımlar şeklinde belirlenmesi amacına
yönelik matematiksel analiz yöntemleri uygulanmıştır. Ses ölçüm sisteminin nitelikleri
ile uygulanan matematiksel analiz yöntemlerinin olabilirliği iki seçkin usta icracının
yaptıkları doğaçlamalar örnek alınarak gösterilmeğe çalışılmıştır.
1 Problem Nedir?
Genel problem, geleneksel Türk musikîsinde kullanılan modal ıskalaların matematiksel
olarak belirlenmesidir. Söz konusu nitelendirmenin tamamen tartışmasız usta
olarak kabul edilen icracılardan alınacak icra örnekleri üzerinde yapılacak akustik
ölçümlere dayandırılması kaçınılmazdır.
Ölçülen frekansların önemli bölümünün mevcut sabit ıskala modellerinde gösterilen
?noktaların? dışına düşmesi, ıskalaların frekans ekseni üzerinde yayılmış dağılımlar
olabileceği düşüncesine götürmüştür. Ölçümler sonucu elde edilecek veriler büyük
olasılıkla frekans ekseni üzerinde belirli aralıklarda konuşlanan ve her ?mode?
için farklı nitelikler taşıyan istatistiksel dağılımlar olarak ortaya çıkacaktır.
Ölçümler sonucu oluşacak bu dağılımların istatistiksel nitelikleri ve konumu daha
sonra matematiksel analiz yöntemleri ile belirlenecektir. Bu makale, frekans dağılımlarından
oluşan ıskalaların -geleneksel Türk musikîsinde olduğu gibi? matematiksel yapılarının
(temelinin) araştırılması ve bu yolda bir tartışmanın başlatılmasına yönelik bir
girişim olarak kabul edilebilir. Dağılımlardan oluşan ıskala kavramının dünyada
başka musikîleri de kapsayan evrensel uygulamaları olasıdır.
2 Taksim ve Makam Kavramı
Doğaçlama, ya da musikî çevrelerinde taksim[2] olarak bilinen musikî formu, altyapıyı oluşturan makamın[3] ses yapısı içersinde bir ?gezinti? olarak
düşünülebilir. Bu gezintide, bazıları gevşek, bazıları da katı olmak üzere birtakım
kurallara uyulmak zorundadır. Taksim, ait olduğu makamın yapısal (genetik) özelliklerini
ortaya çıkartmağa yönelik bir icraat örneğidir. Taksim sırasında dinleyiciler makamın
temsil ve tasvir ettiği bir ruh alemine götürülür. Taksimde icracı geleneksel
Türk musikîsinde kullanılan musikî kalıplarına veya katı kurallarla bağlı değildir.
Ancak, devrin yerleşmiş üslup, icra usulü ve tekniğine uyulur. Taksimlerde zaman
zaman ?beylik? ezgilere de rastlanabilir.
Taksimlerin altyapısını oluşturan makamlar taksimin bina edildiği musikî evreni,
ya da çevre olarak düşünülebilir. Her makamın belirli istatistiksel yapılarda
ve farklı frekans dağılımlarından oluşan, özgün, yerleşmiş bir ıskalası vardır.
Taksim sırasında icracı söz konusu dağılımlardan somut frekanslar ?çekmek? suretiyle
bazen inici bazen çıkıcı, fakat o makam için kabul edilebilir bir güzergâhı (yol
haritasını) izler. Bir makamda ezginin izleyebileceği yol, ya da daha genel olarak
o makam için kabul edilebilir bütün güzergâhların belirlenmesi problemine seyir[4] problemi diyeceğiz. Her makam
için sayılamayacak çoklukta kabul edilebilir seyir dizileri vardır ve icracı bu
dizilerin dışına çıkamaz.
Bu girişten de görüleceği gibi, geleneksel Türk musikîsinin matematiksel yapısını
ortaya çıkartmağa yönelik bilimsel bir çalışmanın iki önemli noktaya (probleme)
odaklanması gerekmektedir: Musikînin genel mimarisini oluşturan makamların (a) ıskalaları
ile (b) kabul edilebilir seyir dizilerinin belirlenmesi.
Bu makalede sadece (a) problemine değinip, ıskalaların belirlenmesi için matematiksel
bir yaklaşım önereceğiz.
3 İcralarda Frekansların Ölçülmesi
Tartışmasız usta kabul edilen iki ayrı icracının tek (solo) olarak yaptıkları taksimlerde
kullandıkları frekans dizileri ölçümler yolu ile belirlendi. Çalgıdan çıkan ana
frekanslar taksimin tümünde mili-saniye mertebesine kadar inebilen aralıklarda ve
3 sent çözünümle ölçüldü. Ölçümler, çalgıda üretilen sesi MIDI formatına çevirebilen
?frekansı sündürme?[5] donanımlı
ve örnekleme hızı 22000 örnek/saniye olan 14-bitlik bir ses kartı marifetiyle bilgisayar
ortamında gerçekleştirildi. Daha önce dinamik mikrofonlarla ses bantlarında kayda
alınmış taksimler bilgisayara takılı ses kartına aktarılırken, aynı anda (gerçek
zamanda) MIDI formatına çevrilip elektronik dosyalara kaydedildi. Dosyalar daha
sonra çeşitli işlemlere tâbî tutularak, (a) her ?MIDI olayı?[6] için kaydedilen temel frekans ve frekans değişimleri ile,
(b) taksimde geçen her frekansın taksim boyunca toplam kullanım süresi hesaplandı.
Elde edilen sayısal bilgi, (a) bölümünde taksimdeki ses dizilerini (seyir), (b)
bölümünde ise temel frekansların kullanım sıklığını belirleyen histogramları
ortaya çıkardı.
4 Grafik Gösterimler - Seyir Grafikleri
MIDI dosyalarından işlemler sonucu elde edilen veri iki farklı biçimde grafik gösterimlere
aktarıldı: (1) Seyir grafikleri (zaman-frekans) ve (2) Histogramlar (frekans-kullanım
sıklığı). Zaman parametresi frekans ölçümlerinde saniye olarak alınmış, grafik gösterimlerde
ise taksimin toplam süresinin yüzdesi olarak gösterilmiştir. Frekans parametresi
ise ölçümlerde Hertz cinsinden hesaplanmış, grafik gösterimlerde frekansın karar
perdesinden uzaklığı[7] olarak
ve sent cinsinden gösterilmiştir. Bu bölümde gösterilen sonuçlar icracının belirli
bir makamda yaptığı bir taksimin yol haritasını sergilemektedir. Bu ölçümler ilerde
çalışmanın veritabanını oluşturacaktır.
Şekil 1.
Neyzen Niyazi Sayın?ın Mansur neyle Uşşak makamında yaptığı taksimin seyir grafiği;
% 00 - % 15 aralığı, yatay eksen % cinsinden zaman, düşey eksen frekans (karar perdesinden
sent cinsinden uzaklık)
Şekil 1 ve 2'de gösterilen seyir grafikleri
(zaman-frekans) neyzen Niyazi Sayın?ın Mansur neyle[8] Uşşak makamında yaptığı bir taksimden alınmış iki ?görüntü?,
ya da ?çerçeve? olarak düşünülebilir. Taksimin tamamı 14 parçaya ayrılmış olup çerçeveler
yan yana dizildiğinde icracının izlediği seyrin her anında ne yaptığını (kullandığı
frekanslar, kullanım süreleri, geçişler, glisando ve diğer süslemeler, vb.) kâğıt
üzerinde gözle takip etmek mümkündür.
Şekil 1 taksimin ilk yüzde 15?ini gösteren bir örnektir. Niyazi
Sayın Rast perdesinde yeden yaptıktan sonra taksime Uşşak makamının[9] karar perdesi olan Dügâh[10] perdesinden girmekte, oradan doğru Hicaz perdesine tırmanmakta,
kademeli olarak Dügâh perdesine inmekte, oradan Kürdî-Çargâh-Segâh-Dügâh arasında
birkaç defa gidip geldikten sonra Rast perdesine düşmekte, yine Dügâh?a çıkmakta
ve çerçeve Bûselik-Segâh bölgesinde bitmektedir.
Şekil 2 yine aynı taksimden alınmış, %53 - %64 zaman aralığını
kapsayan ayrı bir örnektir. Çerçeve Acem perdesi ile açılmakta, birkaç perdeye hafifçe
dokunduktan sonra Çargâh?a inip tiz durak olan Muhayyer?e çıkmakta, kademeli olarak
tekrar Acem?e inip yukarda Gerdâniye ve Muhayyer?e hafifçe dokunduktan sonra Acem
? Nev? ? yine Acem ve oradan kademeli olarak Çargâh?a düşmektedir.

Şekil 2.
Neyzen Niyazi Sayın?ın Mansur neyle Uşşak makamında yaptığı taksimin seyir grafiği;
% 53 - % 64 aralığı, yatay eksen % cinsinden zaman, düşey eksen frekans (karar perdesinden
sent cinsinden uzaklık).

Şekil 3
Kemençeci İhsan Özgen?in kemençeyle Uşşak makamında yaptığı taksimin seyir grafiği;
% 00 - % 11 aralığı, yatay eksen % cinsinden zaman, düşey eksen frekans.
Şekil 3 ve 4 kemençeci İhsan Özgen?in
kemençe[11] ile yine Uşşak makamında
yaptığı bir taksimden türetilmiştir. Şekil 3, toplam 17 çerçeveden
oluşan taksimin ilk çerçevesini göstermektedir. İcracı taksime Nev? perdesinden
girer ve uzun süre orada ?oturur?. Oradan doğru makamın güçlüsü olan Tiz Nev??ya
tırmanır, tekrar Nev??ya inip sonra Hüseynî?ye çıkar, oradan Çargâh?a inip yavaş
yavaş Acem perdesine tırmanır ve çerçevenin sonunda yine Nev??ya döner.
Şekil 4 yine aynı taksimin sonlarına doğru %11 genişliğinde
başka bir çerçeveyi içerir. İcracı bu çerçevede Çargâh perdesinden girip kademeli
olarak Dügâh?a düşer. Oradan ?ye çıkıp Hüseynî?ye iner ve yukarda tiz Nev??ya hafifçe
dokunup Çargâh?a düşer. Aniden tiz Acem?e çıkıp Kürdî-Sünbüle arasını mekikledikten
sonra Dügâh?a düşer. Oradan Tiz Hüseynî?ye, aşağı tekrar Dügâh?a inip yukarı, Gerdâniye?ye
çıktıktan sonra çerçeve Acem Aşîrân?da biter.
Şekil 4. Kemençeci İhsan Özgen?in kemençeyle
Uşşak makamında yaptığı taksimin seyir grafiği; % 80 - % 91 aralığı, yatay eksen
% cinsinden zaman, düşey eksen frekans.
5 Grafik Gösterimler - Histogramlar
Makam ıskalalarını belirlemek için önerilen matematiksel model, istatistikte küme
analizi diye bilinen bir yöntem uygulanarak geliştirildi. Bu yöntemin ayrıntıları
ilerde başka bir bölümde ele alınacaktır. Bu makalede gösterilen az sayıda histogram
örnekleri yöntemin olabilirliğini sergilemek amacına yönelik olup, ilerde geleneksel
Türk musikîsinde kullanılan bütün makamların ıskalalarını dağılımlar şeklinde ortaya
çıkartmak için uygun bir yaklaşım seçeneği olabileceği düşünülmektedir.
Şekil 5 ve 6 neyzen Niyazi Sayın?ın Uşşak
taksiminden elde edilen ve frekans ekseni üzerine bina edilmiş yerel histogramlardır.
Bu grafiklerde görülen, ucu topuzlu düşey doğruların yükseklikleri bağlı olduğu
frekansın, taksimin tamamında geçtiği farklı yerlerdeki kullanım sürelerinin toplamını
göstermektedir. Genelde herhangi bir frekanstaki bir perdenin taksimin değişik yerlerinde
değişik sürelerde kullanıldığını düşünelim. Bir bilgisayar yazılımı taksimde geçen
bütün frekansları ve her frekansın geçtiği yerlerdeki kullanım sürelerini tarayarak
her frekans için ayrı ayrı toplam kullanım süresini hesaplamaktadır. Histogramlarda
perdelerin isimleri düşey noktalı çizgilerle gösterilmiştir.
Şekil 5 küme analizi sonucu ortaya çıkan iki kümeyi kapsayan
bir histogramdır. Pest bölgede görülen küme Dügâh perdesi yakınına yığılmış frekanslardan
oluşmaktadır. Bu kümenin ağırlık merkezi Arel-Ezgi sistemine göre verilen Dügâh
sesinden 14 sent daha tizdir. Kümenin çekirdek[12] kısmı 25 sent genişliğindedir. Çekirdeğin ağırlığı[13] %24, sıkışıklık oranı[14] ise %24/25 sent=%0.96/sent olarak
hesaplanmıştır. Bu dört parametre (ağırlık merkezi, genişlik, ağırlık, sıkışıklık
oranı) bundan böyle ?sıralı dörtlü? olarak kabul edilecek ve frekans ekseni
üzerinde oluşacak kümelerin istatistiksel niteliklerini karakterize etmek için kullanılacaktır.
Şekil 5. Neyzen Niyazi Sayın?ın Mansur neyle Uşşak makamında
yaptığı taksimin histogram?ı; 0-228 sent aralığı, yatay eksen frekans (karar perdesinden
sent cinsinden uzaklık), düşey eksen frekansın taksim boyunca toplam kullanım süresi
(% cinsinden).
Şekil 5?te görülen tiz taraftaki küme 92 sentten 232 sent?e
kadar uzanmakta olup (162 sent,140 sent,%24,%0.17/sent) niteliğindedir. Bu küme
Dik Kürdî, Segâh ve Bûselik perdelerini kapsamaktadır. Kümenin ağırlık merkezi Segâh
perdesinin 19 sent altındadır. Arel-Ezgi sistemine göre Uşşak makamında bu bölgede
Segâh perdesinden başka bir ses olmaması gerekmektedir. Oysa bu usta icracı yaptığı
taksimde Segâh perdesi etrafında 140 sent genişliğinde bir aralığı adeta sürekli
frekans ortamı, ya da ?yayılmış? frekans bölgesi gibi kullanmaktadır. Bu çelişki
kanımızca mevcut nazariyat modelinin yetersizliğine işaret eden bir örnektir.
Veritabanında bu iki ardışık kümeye ilişkin ham veriyi taksimin değişik safhalarında
incelendiğimizde şu bulgulara vardık: Taksimin 10.26?ıncı saniyesinde seyir Dügâh
perdesi yakınındaki 442 Hz frekansından Segâh perdesi yakınındaki 487 Hz frekansına
sıçramaktadır. Bu geçiş 166 sentlik bir sıçramadır. Daha sonra, 14.35?inci saniyede
yine aynı iki küme peş peşe ?ziyaret? edilmekte, ancak bu defa seyir, her iki kümeden
farklı frekanslar seçilmek suretiyle 193 sentlik bir sıçrama kaydetmektedir. Taksimin
sonlarına doğru 77.17?inci saniyede yine aynı kümelere gelindiğinde 159 sentlik
bir aralık kullanılmaktadır.
Şekil 6?da aynı taksime ait, ancak daha tiz bir bölgede oluşmuş
ardışık iki küme görülmektedir. Çargâh etrafında oluşan kümenin istatistiksel nitelikleri
(307 sent,22 sent,%11,%0.49/sent) olup ağırlık merkezi Arel-Ezgi modeline göre 13
sent tize düşmektedir. Daha tiz bölgede, makamın güçlüsü Nev? perdesi yakınında
oluşan küme ise (516 sent,25 sent,%6,%0.24/sent) niteliğinde ve kümenin ağırlık
merkezi teorik modelde gösterilen frekanstan 17 sent daha tizdir.
Şekil 6.
Neyzen Niyazi Sayın?ın Mansur neyle Uşşak makamında yaptığı taksimin histogram?ı;
260-545 sent aralığı, yatay eksen frekans (karar perdesinden sent cinsinden uzaklık),
düşey eksen frekansın taksim boyunca toplam kullanım süresi (% cinsinden).
Şekil 7, İhsan Özgen?in Uşşak makamındaki kemençe taksiminden
türetilmiş bir histogram örneğidir. Bu çerçevede görülen iki komşu küme taksimin
tamamını oluşturan toplam 11 kümeden sadece iki tanesidir. Pest taraftaki kümenin
çekirdek nitelikleri (297 sent,40 sent, %10,%0.25/sent) olup, kümenin kendisi 117
sent genişliğindedir. Ayrıca 329 sent noktasında kümedeki diğer seslerden ayrılmış
tek başına duran %2.8 ağırlığında bir ses gözlenmektedir.
Şekil 7. Kemençeci İhsan Özgen?in kemençe ile Uşşak makamında
yaptığı taksimin histogram?ı; 260-545 sent aralığı, yatay eksen frekans (karar perdesinden
sent cinsinden uzaklık), düşey eksen frekansın taksim boyunca toplam kullanım süresi
(% cinsinden).
Şekil 7'de daha tiz perdelerde oluşan küme makamın güçlüsü
olan Nev? perdesi etrafında bir yığılmayı göstermektedir. Çekirdek (496 sent,17
sent,%11,%0.64/sent) niteliğindedir. Bu kümede de 529 sent (%1.9 ağırlık) ve 538
sent (%3.0 ağırlık) noktalarında yine tek başına duran iki yüksek kullanım görülmektedir.
6 Küme Analizi
Küme analizi, herhangi bir büyük kümenin elemanlarını yavaş yavaş oluşacak küçük
kümelerin ağırlık merkezlerinden olan uzaklıklarına göre altkümelere ayırmak için
geliştirilmiş bir istatistiksel yöntemdir[15]. Uygulayıcı küme sayısını belirledikten (seçtikten) sonra sözkonusu
algoritma verilen büyük kümedeki her elemanı bir altkümenin ağırlık merkezinden
olan uzaklığına göre yerleştirir. Daha sonra algoritma oluşan her altküme için bir
?sıkışıklık? katsayısı ile tüm altkümelerin ortalamasını hesaplar. Ortalama sıkışıklık
katsayısı başlangıçta verilen büyük kümedeki elemanlar arasındaki uzaklık dağılımı
ile uygulayıcının seçtiği küme sayısı arasındaki uyumun bir göstergesidir. Uygulayıcı
küme sayısını değiştirerek bu ayırım yöntemini en yüksek düzeye (en iyi kümelenme)
getirebilir. Kümelenme olayı bazen en yüksek noktalarına birden fazla küme sayısında
ulaşabilir.
7 Tartışma
Ses algılama ve ölçüm teknolojisinin gelişmesi ile zamanımızda teksesli (monofonik)
musikîlerde icracının kullandığı frekansları çok küçük zaman aralıklarında ölçmek
olası hale gelmiştir. Bu çalışmada ses kartları ve yazılımlardan oluşan bir ölçüm
sistemi kullanılmak suretiyle geleneksel Türk musikîsinde iki usta icracının yaptıkları
taksimler üzerinde ölçümler yapıldı. Taksimlerde kullanılan bütün frekanslar ile
kullanım süreleri kaydedildi ve matematiksel analiz için bir veritabanı oluşturuldu.
Bu çalışmada olduğu gibi, nota yazılımı yerine doğrudan ses kaydı ile başlayan her
incelemenin en azından başlangıçta ?icra ağırlıklı? olması, ya da icracının benimsediği
üslubu yansıtması doğaldır. Öte yandan, makam musikîsi gibi icracının yazılı
notaya daima sadık kalmadığı, hatta taksim gibi doğaçlama icralarda yazılı nota
dahi bulunmadığı musikî türlerinde kullanılan ıskalaların belirlenmesi ancak doğrudan
icralar üzerinde yapılacak ölçümlerle mümkündür. Musikîde kullanılan kalıpların
beraberinde getirdiği kısıtlamalar ya da zorunlamalar, icra edilen eserin özgün
nitelikleri ile icracının üslubu gibi farklı değişkenler (ögeler) arasındaki karşılıklı
etkileşimleri birbirinden ayırmağa çalışmanın genelde oldukça güç bir iş olduğu
görüşündeyiz. Bu makaleyi, sözkonusu musikî nazariyatı sorunlarının ve ögelerinin,
geleneksel Türk musikîsi nazariyatı çerçevesinde ciddi olarak ele alındığı bir girişim
olarak dikkatinize sunmaktayız.
Örneklenen taksimlerde seslerin frekans ekseni boyunca belirli yerlerde odaklanan
birtakım ?nirengi? noktaları etrafında kümelendiğini gözledik. Kümeler arasında
istatistiksel anlamda farklılıklar ?genişlik, dağılım geometrisi, yayılım? göze
çarpıyordu. Nirengi noktalarının her makam için genelde farklı bir yerleşim düzeni
aldığını saptadık. Bu gözlemler bizi, makam ıskalalarının belirli bir tertibe göre
yerleşmiş nirengi noktaları etrafında yığılmış frekans dağılımlarından oluştuğu
sonucuna götürdü. Bu makalede halen Türk musikîsinde kullanılmakta olan ve sabit
noktalardan oluşan ıskala modeli yerine dağılımlardan oluşan makam ıskalaları
seçeneğini önermekteyiz.
Sözkonusu dağılımları, ya da frekans kümelerini icra sırasında mikro düzeyde gelişen
çok karmaşık bir ıskala siteminin ?ham veri? tabanını, ya da ?frekans deposu?nu
oluşturduğunu düşünebiliriz. Yine düşünce modelimize göre taksimin akışı sırasında
icracı farklı kümelerden seçtiği frekansları o anda oluşan mikro düzeyde ıskalanın
yapı taşları olarak kullanmaktadır. Belirli bir kümeden seçilecek sesler, taksimin
akışına ve icracının o andaki yerel ıskala tercihine bağlı olarak taksimin farklı
safhalarında farklı frekanslardan oluşabilir.
Şimdi bu düşünce modelini biraz açalım. Belirli bir makamın ıskalasında belirli
bir nirengi noktası etrafına yığılmış frekanslardan oluşan ve belirli istatistiksel
nitelikleri olan bir kümeyi ele alalım. Taksimin akışı sırasında bu kümenin
defalarca ?ziyaret edildiğini? ve kümedeki frekansların defalarca kullanıldığını
düşünelim. Ancak icracı bu kümeye her uğrayışında, o anda kafasındaki yerel (mikro)
ıskalanın gerektirdiği ses aralıkları dizisine bağlı olarak kümeden farklı frekanslar
seçecektir. Bu düşünce modeline göre yerel ıskala sürekli değişmekte ve kullanılan
ses aralıkları dizileri de ona bağlı olarak daralıp genişlemektedir. O halde devamlı
değişen ?dinamik? bir mikro ıskala yapısının varlığını düşünebiliriz.
Daha önce Şekil 5?te görülen histogramda Dügâh ve Segâh bölgelerinde
oluşan kümeler taksimin farklı aşamalarında ziyaret edildiğinde, icracının her defasında
kümelerden farklı frekanslar seçmek suretiyle farklı ses aralıkları kullanmış olması
bu düşünce modelini doğrular niteliktedir. Bu noktada şöyle bir soru akla gelebilir:
Taksimin akışı sırasında gelişen melodi zinciri farklı kümelerde gezinirken uğradığı
her kümeden tam hangi frekansın seçileceğini hangi etkenler belirler? Bu soruya
yanıt olarak; ?belirli bir kümeye gelindiğinde seçilecek frekansın tam değerinin,
o kümeye gelmeden birkaç basamak önce seçilmiş frekanslara ve frekansların dizilişine
bağlı olacağı? modelini, ya da önerisini sunmaktayız. Bu düşünce geleneksel Türk
musikîsinin yapısında kısa süreli bir ?bellek? olabileceği sonucuna götürmektedir.
Türk musikîsinde iki farklı katmanda iki farklı ıskala yapısına rastlanmaktadır.
Makro düzeyde her makam için daha önceden belirlenmiş ve kümelenmelerden oluşan
?sabit? bir ıskala modeli makamın altyapısını oluşturur. Mikro düzeyde ise bir önceki
katmandaki sabit dağılımlar üzerine bina edilmiş ve sürekli değişen (dinamik) yerel
ıskala düzeni bu karmaşık yapıyı tamamlar. Bu, inceliklerle dolu ve son derece gelişmiş
yapı düzeninin teksesli musikîlerin tek boyutlu uzaylarında çok katmanlı bir ?düşey
içerik? [16] (vertical context)
yapısını oluşturduğu düşünülebilir.
Histogramlarda görülen frekans kümelerinin farklı istatistiksel niteliklerinin incelenmesini,
Türk musikîsinin ses yapısını ortaya çıkartma ve ?anlama? yolunda değerli ipuçları
oluşturabileceğini düşünmekteyiz.
Neyzen Niyazi Sayın?ın mansur neyle yaptığı Uşşak taksimde kümelerin ağırlık merkezlerini
oluşturan frekansların Arel-Ezgi sistemine oranla, tutarlı olarak 10-15 sent kadar
daha tiz olduğu gözlenmiştir. Ayrıca karar perdesi ile güçlü etrafında oluşan kümelerin,
daha az önemli diğer perdelerdeki kümelere oranla daha fazla sıkıştırılmış (daha
yüksek sıkışıklık oranında) olduğu ortaya çıkmıştır. Birinci gözlemi açıklamakta
zorlanmaktayız. Bir öneri olarak, kullanılan neyin nazariyat modeline göre biraz
tiz açılmış olabileceği gösterilebilir. Bu farkı açıklamak için ayrıca icracının
üfleme tekniği ?başın ney eksenine göre konumu, parmakların delikleri kapatma sıkılığı,
üfleme şiddeti (lineer olmayan davranış)? ve ustasından edinilen öğretiler gibi
etkenler birer tahmin olarak sıralanabilir.
İkinci gözlemi açıklamak biraz daha kolay olacaktır. Halen kullanılmakta olan nazariyat
modelinde gösterilen sabit perdeler bu çalışmada örneklediğimiz taksimlerden alınan
ölçümlere göre karar perdesi, güçlü ve tiz durakta usta icracıların çıkardıkları
seslere yakın düşmektedir. Ancak makamın diğer perdelerinde nazariyat modeli icracıların
bastıkları ?dağınık? perdeleri ve bazı yerlerde adeta sürekli ortam görüntüsü veren
frekans yayılımlarını tamamen es geçmektedir.
Kemençe taksimindeki ses kümelerinin nirengi noktaları etrafındaki dağılımlarının
dengeli olduğu görülmüştür. Nirengi noktaları ile nazariyat modeli arasında belirli
bir yönde tutarlı bir sapma yoktur. Kemençeci İhsan Özgen?in bizdeki bütün taksimleri
incelendiğinde, bazı kümelerin nirengi noktalarının açık tellere denk geldiği makamlarda
sıkışıklık oranlarının çok yüksek olduğu görülmüştür. Bu gözlemdeki amaç
taksim sırasında icracının açık telleri diyapozon gibi referans olarak kullanıp
kullanmadığı hakkında bir sonuç çıkarmaktı. Ancak bu konuda somut bir sonuca varılamamıştır.
Bu çalışmada örneklenen iki çalgı [17]dan
çıkan seslerin dağılımları karşılaştırıldığında genelde kemençeden çıkan seslerin
neyden çıkan seslere göre daha fazla dağılım gösterdiği sonucuna varılmıştır. Bu
fark için değişik nedenler düşünülebilir. Kemençe perdeli olmadığından icracı, makamın
ses yapısı içersinde kalmak koşuluyla, sınırsız seçeneğe sahiptir. Ayrıca bu usta
kemençecinin, en azından taksimlerde sazını oldukça ?serbest? kullandığını düşünmekteyiz.
Kemençenin frekans ekseninde (sayılar ekseni) istenilen her sesi kolayca çıkartabilmesine
karşın ney için durum çok farklıdır. Ney delikli bir nefesli sazdır. Bu nedenle
çıkartılabilecek seslerin ilk bakışta sabit aralıklı olacağı düşünülebilir. Ancak
ney üflemek çok değişkenli bir ?olay? olup, deliklerin kapanma sıkılığı, başın ney
eksenine göre konumu, üfleme yönü, üfleme şiddeti ve benzeri etkenler yarım sese
(100 sent) varan mertebelerde ses değişimine yol açabilirler. Bu etkenlere rağmen
neyzen Niyazi Sayın?ın taksimindeki ses kümeleri kemençeye göre daha az dağılım
göstermektedir.
İstatistikte yerleşmiş haliyle küme analizi musikîde kümelenmelerin belirlenmesi
yolunda sadece bir ?ilk yaklaşım? olarak düşünülmelidir. Bu algoritmanın işlenerek
musikîye daha yatkın hale getirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada dahi standart
küme analizinin ötesine geçip ?çekirdek? kavramının oluşturulması gereği duyulmuştur.
Küme analizi standart şekli ile evrensel kümedeki her elemanı, oluşacak altkümelerden
bir (sadece bir) tanesine yerleştirmektedir. Bu nedenle, musikînin tabiatı gereği
histogramlarda ortaya çıkan frekans kümelerinde yer yer geniş boşluklar görülmektedir.
Musikîye uygulanabilirliği açısından bu yönteme bir ?sıralama düzeni?nin (hiyerarşik
düzen) getirilmesi uygun olacaktır.
Dikkate alınması gereken diğer bir husus da bu çalışmada ortaya çıkmağa başlayan
yapıların sadece iki usta icracının tek bir oturumda yaptıkları taksimlerden alınan
örneklere dayalı olmasıdır. İstatistiksel açıdan ?anlamlı? sonuçlara varabilmek
için çok sayıda farklı icracılardan alınacak çok sayıda örneğin sistemli bir biçimde
incelenmesine ihtiyaç vardır. Bu yaklaşımla geleneksel Türk musikîsinde ve olası
başka musikîlerde kullanılan ıskalaların dağılımlar şeklinde ortaya çıkartılabileceğine
inanıyoruz.
Etkileşim
Bu makalede sergilenen temel düşünce modelleri ilk defa makale yazarının Gaziantep?te
Dr. Emin Kılıç Kale?nin yönetimindeki ?Musikîde Hayat Dersleri?ne yaptığı ziyaretler
sırasında oluşmağa başladı. Kuşaktan kuşağa ?emanetin?, yani geleneksel Türk musikîsinin
inceliklerinin devredildiği kültürün ilk canlı örneğine yazar bu dergâh [18] ortamında tanık oldu ve usta
ile çırak arasında süregelen, ardı arkası kesilmeyen iletişimleri izledi. Günümüzde
çok zor ele geçebilen bu fırsat için Dr. Emin Kılıç Kale?ye ve öğrencilerine ?özellikle
Yılmaz Kale?ye? teşekkür borcumu burada ödemek isterim.
Yazar?ın Worcester Polytechnic Institute?da (Worcester, Massachusetts, ABD) geçirdiği
öğretim üyeliği döneminde yakın meslektaşı Profesör Robert L. Norton, yazarın Türk
musikîsinin matematiksel yapısını anlama yolunda gösterdiği heyecan ve gayret karşısında
?sürgülü hesap cetveli? çağından çıkıp ?mikroişlemci? çağına geçiş yapmasında birinci
elden yardımcı olduğu yetmiyormuş gibi desteğini frekans ölçümleri yapabilecek bilgisayar
yazılımları geliştirmeğe kadar götürdü. Profesör Norton?a sınırsız teşekkür borçluyum.
Spring Hill College?in (Mobile, Alabama, ABD) ölçümler yapmak için yazara verdiği
burs ile bir yazılım ve ses kartı satın alındı ve yazar MIDI dünyasına ilk adımını
atmış oldu.
Alabama School of Mathematics and Science?da (Mobile, Alabama, ABD) Nathan Lott
ve Ryan Culpepper isminde iki genç öğrencinin geliştirdikleri yazılımlarla ilk defa
ses kayıtları üzerinden ölçümler yapılmağa başlandı. Her zaman güleryüzle yaptıkları
kıymetli yardımlarından dolayı bu iki yetenekli gence teşekkürlerimi iletmek isterim.
University of South Alabama Matematik ve İstatistik bölüm başkanı Profesör Michael
Windham yazara küme analizini tanıttı. Belçika?nın Antwerp Üniversitesinde görevli
Dr. Mia Hubert bir küme analizi yazılımını yazarın özel istekleri doğrultusunda
değiştirdi. Bu iki araştırmacının katkılarına teşekkür ediyorum.
Yine Alabama School of Mathematics and Science?da görevli bilgisayar uzmanı Dr.
Albert Lilly büyük sabır örneği göstererek yazarın bilgisayar ve yazılım kullanımını
öğrenmesinde birinci derecede katkısı oldu. Sürekli yardımları için kendisine teşekkür
ediyorum.
Yazarın kadim dostu, musikîşinas, geleneksel Türk musikîsi öğreticisi, çalgı yapımcısı
ve ebru san?atçısı Sayın Feridun Özgören?in yardımlarını anmadan geçemeyeceğiz.
Yazarın geleneksel Türk musikîsinin inceliklerini öğrenmesi yolunda sınırsız sabır
ve hoşgörü ile verdiği destek olmaksızın bu projenin mümkün olamayacağını burada
belirtmek isterim. Bu özveri için Sayın Feridun Özgören?e şükranlarımı ifade ediyorum.
Geleneksel Türk musikîsinde tartışmasız usta ve hoca olarak kabul edilen neyzen
Niyazi Sayın ile kemençeci İhsan Özgen?e bu çalışmaya verdikleri değer ve çok kıymetli
katkılarından dolayı minnet duygularımı iletmek istiyorum.
Geleneksel dergâh ortamında yetişmiş bu çok kıymetli iki s?zende ABD?ye geldiklerinde
yoğun programlarından vakit ayırıp yazarın tasarlamakta olduğu akademik çalışmalarda
kullanılmak üzere ana makamlarda ders kitabı niteliğinde, ?aslına sadık? ve geçkisiz
taksim örnekleri verdiler. Ayrıca çalışmanın seyri sırasında her fırsatta yazarı
teşvik etmekten geri durmadılar. Sonsuz teşekkürlerimi buradan kendilerine iletiyorum.
Bu çevirinin gerçekleşmesinde yardımları dokunan Sayın M. Kemal Karaosmanoğlu?na
ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Kaynakça
Akkoç, C. (1983). Geleneksel Türk Musikîsinin Deterministik Olmayan Ses Sistemi
Üzerinde Gözlemler. First National Symposium on Turkish Music, İstanbul, Turkey.
Akkoç, C. (1987). Observations on the Sound Structures of Traditional Turkish Music.
Sixth Iowa Acoustics Colloquium, University of Iowa, Iowa City.
Akkoç, C. (1999). Non-Deterministic Sound Structures Observed in Traditional Turkish
Music. Annual meeting of the ICTM (International Council for Traditional Music)
Study Group `Computer-Aided Research', Krakow, Poland.
Arel, H. S. (1948-1984). Türk Musikîsi Nazariyat Dersleri. Musikî Mecmuası, İstanbul,
Turkey.
Chabrier, JC. (1985). Eléments de'une approche comparative des échelles théoriques
arabo-irano-turques. Revue de Musicologie, Société Française de Musicologie, 71/1-2,
(pp.39-78).
Cohen, H. F. (1984). Quantifying Music. Reidel.
During, J. (1985). Théories et pratiques de la gamme iranienne. Revue de Musicologie,
Société Française de Musicologie, 71/1-2, (pp.79-118).
Ezgi, S. (1935). Amelî ve Nazarî Türk Musikîsi. İstanbul Konservatuvarı neşriyatı.
Jain, A. K. and Dubes, R. C. (1988). Algorithms for Clustering Data. Prentice Hall.
Kaufman, L. and Rousseeuw, P. J. (1990). Finding Groups in Data - An Introduction
to Cluster Analysis. Wiley Interscience.
Lewin, D. (1987). Generalized Musical Intervals and Transformations. Yale Univ.
Press, New Haven, CT.
Partch, H. (1949). Genesis of a Music. Second Edition (Enlarged), Da Capo Press,
New York.
Pierce, J. R. (1983). The Science of Musical Sound. W.H. Freeman, Scientific American
Books, New York.
Powers, H. (1980). `Mode', The New Grove Dictionary of Music and Musicians, V.12,
(pp.376-450), Macmillan, London.
Rothstein, E. (1995). Emblems of Mind. Avon Books, New York.
Seashore, C. (1938). Psychology of Music. McGraw-Hill, New York.
Kemençe geleneksel Türk musikîsinde kullanılan temel yaylı saz olup perdeleri
yoktur ve armut biçiminde minyatür bir viyolonseli andırır. Diz üzerinde dik olarak
tutulup, yayı icracıdan uzağa bakacak şekilde çalınır. Farklı sesler, parmaklar
kamençenin sapına dik olarak basarken tırnakların yandan tellere dokunması ile çıkartılır.
Ek
Aşağıdaki cedvelde geleneksel Türk musikisinde kullanılan
bazı perde isimleri ile Arel-Ezgi sistemine göre ortalama frekans değerleri Hertz
cinsinden gösterilmiştir. Ayrıca Uşşak makamında perdelerin karar perdesinden uzaklıkları
sent cinsinden verilmiştir. Cedvelde sadece Mansur ve Bolahenk akortlar dikkate
alınmıştır.
|
Hertz |
Mansur |
Sent |
Bolahenk |
Sent |
|
146.67 |
Kaba Yegâh |
-1901.89 |
Kaba Rast |
-1403,77 |
|
184.99 |
Kaba Hüseynî Aşîrân |
-1698.11 |
Kaba Dügâh |
-1200.00 |
|
195.57 |
Kaba Rast |
-1403.77 |
Kaba Çargâh |
-905.66 |
|
208.79 |
Kaba Zengüle |
-1290.57 |
Kaba Hicaz |
-792.45 |
|
220.00 |
Kaba Dügâh |
-1200.00 |
Yegâh |
-701.89 |
|
231.82 |
Kaba Kürdî |
-1190.43 |
Nim Hisar |
-611.32 |
|
234.87 |
Kaba Dik Kürdî |
-1086.79 |
Hisar |
-588.68 |
|
244.26 |
Kaba Segâh |
-1018.87 |
Dik Hisar |
-520.75 |
|
247.48 |
Kaba Bûselik |
-996.23 |
Hüseynî Aşîrân |
-498.11 |
|
260.77 |
Kaba Çargâh |
-905.66 |
Acem Aşîrân |
-407.55 |
|
293.34 |
Yegâh |
-701.89 |
Rast |
-203.77 |
|
329.99 |
Hüseynî Aşîrân |
-498.11 |
Dügâh (karar) |
0.00 |
|
347.71 |
Acem Aşîrân |
-407.55 |
Kürdî |
90.57 |
|
371.21 |
Geveşt |
-194.34 |
Bûselik |
203.77 |
|
391.14 |
Rast |
-203.14 |
Çargâh |
294.34 |
|
440.00 |
Dügâh (karar) |
0.00 |
Nevā |
498.11 |
|
586.69 |
Nevā |
498.11 |
Gerdâniye |
996.23 |
|
659.97 |
Hüseynî |
701.89 |
Muhayyer |
1200.00 |
|
732.77 |
Eviç |
883.02 |
Tiz Segâh |
1381.13 |
|
742.41 |
Mahur |
905.66 |
Tiz Bûselik |
1403.77 |
|
782.28 |
Gerdâniye |
996.23 |
Tiz Çargâh |
1494.34 |
|
824.30 |
Nim Şehnaz |
1086.79 |
Tiz Nim Hicaz |
1584.91 |
|
835.15 |
Şehnaz |
1109.43 |
Tiz Hicaz |
1607.55 |
|
868.57 |
Dik Şehnaz |
1177.36 |
Tiz Dik Hicaz |
1675.47 |
|
880.00 |
Muhayyer |
1200.00 |
Tiz Nevā |
1689.11 |
|
989.92 |
Tiz Bûselik |
1403.77 |
Tiz Hüseynî |
1901.89 |
|
1173.38 |
Tiz Nevā |
1689.11 |
Tiz Gerdâniye |
2196.23 |
|
1319.95 |
Tiz Hüseynî |
1901.89 |
Tiz Muhayyer |
2400.00 |
|